Anasayfa » Makale

Makro fotoğrafçılığı

Özgür Çetin 28 Şubat 2007 Makale Bir yorum var


100 yılı aşkın bir geçmişi olan fotoğraf teknolojisi belli süreçlerden geçerek gelişmiş ve bölümlere ayrılmıştır. Portre, stüdyo, belgesel, spor, vahşi doğa, makro vb. dallarda uzmanlaşmanın sonucunda her bir alanda uzman fotoğrafçılar yetişmiştir.

Fotoğrafçıların belli alanlarında uzmanlaşmaları o alandaki gelişmeleri hızlandırırken daha iyi sonuçların da elde edilmesine sebep olmuştur.

Ülkemizde henüz bu alanlara ayrılma çok keskin çizgilerle belirlenememiş olsa da dünyada örneklerine baktığımızda genelde her bir fotoğrafçının ayrı bir alanda özelleştiği görülür. Bu sayede daha iyi sonuçlar elde edilir ve profesyonelleşme oluşur.

Genelde özel ekipmanla yapılan makro fotoğrafçılığı, sinek, böcek gibi havyanları fotoğraflama, doku parçalarını (kumaş, kağıt vb gibi) görüntüleme ve benzeri durumlar için kullanılır. Ayrıca ülkemizde 3 ayrı TV kanalında gösterilen C.S.I (Crime Scene Investigation !“ Suç Yeri Araştırma) dizilerinde olduğu gibi adli tıp dedektifleri de özellikle küçük ebatlı  delilleri fotoğraflarken bu objektiflerden yararlanırlar.
MAKRO NEDİR?
Sözlük anlamı olarak ‘yakınlaştırma’, ‘büyütme’, ‘büyük’ anlamlarını içeren makro (mikro ya da close-up olarak da tanımlanır) genelde özel objektiflerle yapılan fotoğrafçılığa verilen isimdir. Makro fotoğrafçılığında objektif aynen bir mikroskop gibi çalışır. nasıl ki mikroskop gözün algılayamayacağı kadar küçük cisimlerin görüntülerini büyütüyorsa makro objektifler de normal de gözle göremeyeceğimiz kadar küçük cisimleri ya da detayları fotoğraflamamızı sağlar.

Makro objektifler konuya normal bir objektifin yaklaşabileceğinden daha fazla yaklaşabilirler. Konumuz makro objektifler olduğunda büyütme oranı hakkında da bilgi vermek gerekir:
BÜYÜTME ORANI
Büyütme oranı 1:1 olarak tanımlandığında objektifin konuyu gerçek boyutlarında yansıtacağı anlamı çıkar. Yani 2 cm boyutundaki bir cisim film ya da dijital yüzeye aynen 2 cm olarak yansıtılır. 2:1 oranında görüntünün 2 kat daha büyük olacağı, 1:2 ise yarı boyutunda yansıtılacağı anlaşılır. Bu iş için özel olarak üretilen makro objektiflerinde ne kadar büyütme yapılacağı belirtilir. Kullanıcı da bu bilgilerden yola çıkarak çekimlerini yapar. Ayrıca gerçek makro objektiflerde netleme halkası üzerinde netliğe bağlı olarak büyütme oranındaki değişikliği gösteren skala bulunur. Bu da kullanıcıya yardımcı olan ikinci bir faktördür.

Her ne kadar büyütme oranın yüksek olması fotoğrafçılar tarafından istenen bir şey olsa da bu oran arttıkça objektife giren ışık azaldığından bazı sorunları da beraberinde getirir. İlerleyen satırlarda bunları ayrıntılı olarak inceleyecek olsak da kısaca bu sorunlara değinebiliriz:

Büyütme oranı arttıkça daha fazla ışığa ihtiyaç duyulur. Bu ise objektif açıklığı benzerlerine göre daha büyük olan makro objektifler için uzun pozlama anlamına gelir. Bunun içinse tripod gerekmektedir. Ayrıca alan derinliğini artırmak için diyaframın kısılması zorunluluğu da ışıkla ilgili olduğu için ikinci bir problem olarak karşımıza çıkar.

MAKRO FOTOĞRAFÇILIĞIN KULLANIM ALANLARI
Makro tekniği kullanılarak çekilen fotoğrafların büyük bir çoğunluğu böcek türündeki (sinek, böcek vs.) havyanları kapsar. Özellikle bu alanda çalışan yüzlerce fotoğrafçı vardır.

Kullanılan objektiflere bağlı olarak sinek portresi bile çekilebildiği için tercih edilen makro fotoğrafçılık, çok ilgi görmektedir. İnsan gözünün ayrıntılarını algılaması mümkün olmayan sinek, karınca vb. gibi hayvanların fotoğrafları dikkat çekici olmaktadır.

Makro fotoğrafçılığın kullanım alanlarından biri de bilimsel araştırmalardır. Mikroskoplara bağlanarak çekilen fotoğraflar bilimsel amaçlı kullanılmakta ve bilime hizmet etmektedir. Bu tip kullanımda fotoğraf makinesi objektif kullanmadan doğrudan mikroskoba bağlanır. Alınan fotoğraflar ise mikroskobun büyütme oranına göre değişen (birkaç kez büyütmeden milyonlarca kez büyütmeye kadar) büyütmeye sahip olurlar. Burada dikkat edilmesi gereken şey mikroskobun fotoğraf makinesi ile kullanıma uygun olmasıdır. Mikroskop kullanılarak yapılan fotoğraflama tekniğine ‘Photomicrography’ adı verilir ve bir anlamda makro fotoğrafçılığın değişik bir türü olarak tanımlanabilir.

Öte yandan yazının girişinde de bahsettiğim gibi bazı TV dizilerinde de makro fotoğrafçılığın örneklerini görmek mümkün. C.S.I dizilerinde (New York, Miami, Los Angeles) adli tip dedektifleri olay yerinde yaptıkları araştırmalarda makro objektiflere sahip fotoğraf makinelerini, makro flaşlarla beraber kullanıyorlar. Pratikte ya da ülkemizde kullanım bu yönde mi net bir bilgimiz yok ancak dizide kullanılan ekipmanlar yazımızın konusu ile bire bir örtüşüyor.
MAKRO FOTOĞRAF NASIL ÇEKİLİR
Makro fotoğraflar çekebilmek için izlenecek birkaç yöntem vardır. Bunlardan biri değiştirilebilir objektifli SLR ya da D-SLR fotoğraf makinesi edinmektir. Bu makineye takacağınız uygun objektif ya da aparatlarla makro fotoğraf çekebilirsiniz. Eğer elinizde kompakt bir fotoğraf makinesi varsa ve buna objektif takabilme imkanınız yoksa bu makro fotoğraf çekemeyeceğiniz anlamına gelmez. Eğer dijital kompakt bir fotoğraf makineniz varsa ve buna uygun bir makineyse takacağınız konvertörlerle de makro fotoğraf çekebilirsiniz.
Eğer mevcut SLR ya da D-SLR fotoğraf makinenizle makro fotoğraf çekmek istiyorsanız bazı ek aksesuarlarla özel objektifler kullanmadan da bu tip fotoğraflar çekebilirsiniz.
MAKRO OBJEKTİFLER
Makro fotoğraf çekimlerinde kullanılan ve çok yakındaki (1-2 cm) nesnelere bile netlik yapabilen objektiflere ‘makro’ objektif adı verilir. Genelde özel olarak üretilen bu objektiflerin üzerlerinde ya da teknik bilgilerinde ne kadar büyütme yaptıkları yazılıdır. 1:1 oranından 10:1 hatta 20:1 (yani cisimleri 20 kat daha büyük gösterme) oranı kadar değişik oranlara sahip olan bu objektiflerin her marka için ayrı ayrı olarak üretilen modelleri bulunmaktadır.

Makro objektifler çok yakından netleme yapabildikleri için ışık bakımından zayıftırlar. Yani az ışık alırlar. Bu yüzden aynı odak uzaklığına sahip normal objektifler kadar diyafram açıklıklarına sahip değillerdir. Çekim sırasında daha fazla ışığa ihtiyaç duyarlar. Bu da ya özel makro flaşları ya da uzun pozlama ile sağlanır. Uzun pozlama ise tripod kullanımını gerekli kılar.

Makro fotoğraflar çekerken tercih sebebi olan makro objektifler, yakınlaştırma büyütmede iyi sonuçlar verirler.

MAKRO ADAPTÖRLERİ (DÖNÜŞTÜRÜCÜLER)
Eğer kompakt bir dijital fotoğraf makineniz varsa ve bu makineye objektif takılamıyorsa makro fotoğraf çekemeyeceğiniz anlamına gelmez. Bazı kompakt dijital fotoğraf makinelerine ek adaptör yardımı ile makro çekim özelliği kazandırılabilir. Her ne kadar dijital fotoğraf makinelerinin birçoğunda makro (çiçek simgesi ile gösterilir ve normalde 30-40 cm olan netleme mesafesi 5-10cm’e kadar düşebilir) bulunsa da bunu makro çekim ile karıştırmamak gerek. Makro modu sadece daha yakın netleme yapmaya yarar. Ancak bu yazının konusu olan 1-2cm’den netleme imkanı vermez.

Adaptörler ise kompakt makinelere de makro fotoğraf çekebilme özelliğini kazandırırlar. Alınan sonuçlar orjinal bir makro objektif kullanıldığında gözlemlenenler kadar olmasa da birçok durum için yeterlidir.
UZATMA TÜPLERİ
Diyelim ki elinizde değiştirilebilir objektifli bir fotoğraf makinesi var. Ancak makro objektife ayıracak bütçeniz yok fakat makro fotoğraflar çekmek istiyorsunuz. Bu durumda İngilizce’de ‘Extension Tubes’ adı verilen uzatma tüpleri kullanmanız gerekiyor. Bu tüpler objektifle fotoğraf makinesi arasına takılır ve normal objektiflerin de makro objektif gibi kullanılabilmelerini sağlar. Fiyatlarının objektiflere göre çok düşük olması (100-150$), kullanım kolaylığı, normal objektiflere makro özelliği kazandırma gibi özellikleri uzatma tüplerinin tercih sebepleri arasındadır.

Uzatma tüplerinin çalışma prensibi odak uzaklığını artırırak netlik mesafesini kısaltmaya dayanır. Aynen makro objektiflerde olduğu gibi büyütme oranları bulunan uzatma tüpleri birden fazla sayıda kullanılabilir. Büyütme oranı olarak 50, 60X gibi rakamlara ulaşabilen büyütme tüpleri içi boş metalden oluşan metal aparatlardır. Işığın mesafesini uzattıkları için daha uzun süreli pozlama ihtiyaç duyulur. Günümüz fotoğraf makinelerinin birçoğunda TTL yani objektiften gelen ışık ölçülerek pozlama verildiğinden uzatma tüplerinin kullanımı sırasında poz telafisine gerek duyulmaz.

Uzatma tüpleri markalara göre üretildiği için satın almadan önce mutlaka elinizdeki fotoğraf makinesi ile uyumlu olup olmadığını araştırmanız gerekmektedir.
KÖRÜKLER
Bir nevi uzatma tüpü olarak tanımlanabilecek makro aksesuarı olan körükler fotoğraf makinesi ile objektif arasına takılarak kullanılır.  Bir ray üzerinde hareket edebilen ve uzatma mesafesi değiştirebilen körükler ebatları sebebiyle her yere taşınarak götürülebilecek cihazlar değillerdir. Genelde stüdyo ortamlarında tercih edilen bu aksesuarlar, en ince netlik yakalamak için bir çok ayar düğmesine sahiptir. Körükler görüntü kalitesine etki etmese de mesafe uzadıkça ışığa olan ihtiyaç artar. Bu da daha uzun pozlamayı gerektirir. Körükler aynı zamanda önlerine koyulacak diaları çoğaltmak için ‘duplicator’ olarak da kullanılır. Körükler sadece SLR ve D-SLR gibi değiştirilebilir objektifli fotoğraf makineleriyle beraber kullanılabilir. Kompakt makinelere körük bağlanamaz.

YAKINLAŞTIRICI MERCEKLER
Belki de makro çekimleri için uygulanabilecek en ucuz yöntem yakınlaştırıcı merceklerdir. Filtre olmamalarına karşın objektifin önüne takılan basit aparatlar olan yakınlaştırıcı mercekler basit bir büyüteçten başka bir şey değildirler. Oldukça ucuz olan bu yakınlaştırıcı mercekler tek olarak kullanılabildiği gibi ikili ya da üçlü olarak kullanılabilirler. Bu şekilde kullanıldığında yakınlaştırma katsayısı da artar.

TERS ÇEVİRME HALKALARI
Makro objektifi olmayan SLR ya da D-SLR kullanıcıları normal objektiflerini ters çevirerek fotoğraf makinelerine bağlayarak bir nevi makro objektif elde edebilirler. Bu işlem için ters çevirici halkalar bulunmaktadır. Ancak her markanın ve her model objektifin ters çevirme halkası bulunmaz. Ayrıca böyle bir işlemi yapabilseniz bile AF, TTL ölçüm gibi bazı kolaylıklardan da vazgeçmeniz gerekir. Öte yandan birçok objektifi bu şekilde taktığınınızda diyafram ayarı yapamazsınız ve en açık halinde kullanmak zorunda kalırsınız. Yine de tüm bu dezavantajlarına rağmen elinizdeki objektifi bu ters çevirme halkaları ile makro olarak kullanabilme imkanı kullanıcılara cazip gelebilir.
MAKRO ÇEKİMLERDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR
Yakından nesneleri fotoğraflamak olarak tanımlanan makro fotoğrafçılığında en önemli sorunlardan biri ışıktır. Nesnelelere belli bir mesafeden daha fazla yaklaştığınızda ışık sorunu ortaya çıkar. Özellikle 1-2 cm’lik bir mesafeden objektife yeteri kadar ışık gelmesi zordur. Bu gibi durumlarda yapılacak belli şeyler vardır. En pratik çözüm uzun pozlama vermektir. Ancak bu da makinenin sallanması sonucunu doğrur ki tiripod kullanımını zorunlu bırakır. Tripod kullanıldığı zaman ise konunun sabit olması gerekir. Bu da her zaman mümkün olmayabilir.

Bu yüzden ya gün ışığında çalışmayı gerektirir ya da kendi ışığınızı kendiniz üretirsiniz. Makro fotoğrafçılık için özel olarak tasarlanan flaşlar bulunmaktadır. Bu flaşlara ‘ring’ yani ‘halka’ flaş adı verilir. Aşağıda ayrıntılarıyla anlatacağımız için burada kısa tutuyoruz ve diğer sorunlara yöneliyoruz.

Makro çekimlerde karşılaşılan bir diğer sorun ise alan derinliği meselesidir. Makro objektiflerin açıklıklarının yeterli olmaması ve konuya yakın çekim yapma zorunluluğu açık diyafram kullanımını gerektirir. Bu durumda ise alan derinliği çok çok az olur. Bu da çekimlerde zaman zaman fotoğrafçılara sorun çıkaran konulardan biridir.

Bir diğer sorun ise konuların hareketli ya da hareketlerini uzun süre tutamayan konularla yapılan çekimlerdir. Örneğin stüdyoda üzerinde su damlacıkları olan bir şişenin fotoğraflarını çekmek isterseniz bu biraz sorun olabilir. Çünkü kullanılan cihazların ısı yayması suyun buharlaşma riskini artırır. Böyle bir çekimi gerçek su ile yapmak mümkün olmadığından bazı kimyasal maddeler devreye girer. Özel olarak bu işler için üretilen bu malzemelerle saatlerce çekim yapmak mümkün olur.

MAKRO FOTOĞRAF AKSESUARLARI
Her ne kadar makro fotoğraflar bir objektif ve fotoğraf makinesi ile çekilse de bazı ek aksesuarlarla fotoğrafların kalitesi artırılabilir:
A-Flaşlar:
Normal flaşlar ya da tepe flaşları makro çekimler için çok güçlüdürler. Ayrıca açıları objektifin tam önündeki konuları aydınlatmak için yeterli gelmeyebilir. Makro çekimleri için özel olarak üretilen ve kullanılan halka (ring) flaşlar objektifin önüne takılarak kullanılır ve oldukça soft bir etki bıraktıkları doğal ışık etkisi verirler. Dairesel bir şekle sahip olan bu halka flaşların bir bölümünün etkisini azaltıp bir bölümünü artırmak, bir kısmını kapatıp açmak mümkün. Bu sayede istenen gölge etkisi de sağlanabilir. Her ne kadar aksesuar olarak tanımlasak da halka flaşlar aslında makro fotoğrafçılığın vazgeçilmez demirbaşlarından biridir. Çünkü açıkhavada güneşli günlerde yapılan çekimler dışındaki durumların hemen hemen tamamında bu tip flaşa ihtiyaç duyulur.

Öte yandan acil durumlar için elde halka flaş bulunmuyorsa tepe flaşını yansıtıcı ile kullanarak benzer bir etki de sağlanabilir. Yine de bu etki gerçek bir halka flaşın verdiği etkiyi tam olarak vermez.

Halka flaşlar harici flaş yuvasına bağlandıkları için bu özelliği olmayan fotoğraf makinelerine bağlanamazlar. Flaş satın almadan önce fotoğraf makinenizin böyle bir yuvası olup olmadığını, satın alacağınız flaşın sizdeki makine ile uyumlu olup olmadığını araştırmanız gerekir.

B-Kablo Deklanşör veya Uzaktan Kumanda:

Konuya yakın olmaları sebebiyle makro çekimler sırasında fotoğraf makinesinin titreme riski yüksettir. Özellikle düşük enstantane kullanıldığında bu risk oldukça artar. Bunun önüne geçmek için daha çok klasik fotoğraf makinelerinde kullanılan kablo deklanşörler çeşitli uzunluklara sahip basit mekanizmalı aksesuarlardır. Genelde deklanşör üzerinde bulunan özel bir yuvaya vidalanarak takılırlar. Ancak bu yuva günümüz modern dijital fotoğraf makinelerinde fazla tercih edilmemektedir. Bunun yerine genelde kızılötesi ile haberleşme sağlayan uzaktan kumandalar kullanılmaktadır. Marka ve modele göre özel olarak üretilen bu uzaktan kumandalar ile makineyi sarsmadan ve titreme olmadan çekim yapılabilir.
Tüm bunlara ayıracak bir bütçeniz yoksa hemen hemen birçok fotoğraf makinesinde bulunan zamanlayıcı (self timer) kullanarak makro fotoğraflar da çekebilirsiniz.

C-Üçayak (Tripod)
Makro fotoğrafçılığında diğer fotoğrafçılık türleri kadar gerekli olan bir aksesuar ise üçayaktır. Üçayaklar özellikle uzun süreli pozlamalarda kullanılır ve genelde makro çekimlerinde bu aksesuarlara ihtiyaç duyulur. Normalda konudan epey uzakta duran üçayaklar özel aksesuarlarla konuya yakınlaştırılır.

Ancak özellikle uzatma çubukları ile kullanılan üçayakların fotoğraf makinesi ve objektifinin ağırlığını taşıyabilecek ağırlığa sahip olmaları gerekir. Bu ise sadece kaliteli üçayaklarda bulunan bir özelliktir. Bu sebeple makro fotoğraf çekimlerinde kullanacağınız üçayağın belli bir kalitede olma zorunluluğu bulunur.

MAKRO ÇEKİMLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Bu tip çekimlerde öncelikle ekipmanınızın tam olması gerekir. Objektif, uzatma tüpü, körük ya da benzeri ekipmanlardan biri eksikse istediğiniz kareleri yakalama şansınız düşük olur.
Ayrıca çekim yapılacak ortama uygun aksesuarları da kullanmanız gerekir. Örneğin kapalı bir mekanda makro çalışması yapacaksanız halka flaşınızın olması gerekir. Çünkü kapalı mekanlarda ışık yetersiz olur ve makro fotoğrafçılığında en çok ihtiyaç duyacağınız şey ışıktır.

Üçüncü ihtiyacınız olan şey ise ‘sabır’dır. Her ne kadar fotoğrafçılığın hemen hemen bütün dallarında çalışan fotoğrafçılar için  sabırlı olmak en önemli özelliklerden biri olsa da makro fotoğrafçılığında bu iki kat daha önemlidir. Çünkü zaman zaman saatlerce bir konunun istediğiniz açı ya da ışığa gelmesini bekleyebilirsiniz. Ya da istediğiniz ışık geldiğinde konu yerinde olmayabilir. Özellikle böcek vb. küçük hayvanları fotoğraflarken sabırlı olmak gerekir. Çünkü bu hayvanları istediğiniz gibi (canlı olanlarını) yönlendirmeniz mümkün olmayabilir.

Son olarak dikkat edilmesi gereken konu makro fotoğrafların bol ışıklı ortamları sevdiğidir. Teknolojileri ve çekim teknikleri sebebiyle yeteri kadar ışık kullanılamayan makro fotoğrafçılığında bol ışıklı ortamlar tercih edilmelidir. Düşük aydınlatmalı mekanlarda hem uzun süreli pozlama yapılmak zorunda kalınır hem de alan derinliği çok düşük olur. Ki ikisi de istenen şeyler değildir. Bu yüzden ya açıkhavada güneşli ya da bol ışıklı günlerde çekim yapın. Ya da yanınızda kendi ışık kaynağınızı (mesela halka flaş) taşıyın.

Konuyu toparlayıp bu makalemize bir nokta koymak gerekirse; Fotoğrafçılığın en zevkli bölümlerinden biri olan makro fotoğraf bir dizi özel ekipmanla yapılan, yorucu, sabır gerektiren ama bir o kadar da eğlenceli bir çalışmadır. İster özel bir makineniz olsun isterseniz çeşitili aksesuarlarla onu makro fotoğraf çeker hale getirin, elde ettiğiniz sonuçlar bazen sizi ve çevrenizdekileri bile şaşırtacak kadar değişik olabilir.

Yazıdaki örnek fotoğraflar Sigma MACRO 50mm F2.8 EX DG objektif ile çekilmiştir.
Bu sayfalarda bulunan yazı ve fotoğrafların bütün hakları uruninceleme.com’a aittir. Kaynak gösterilse dahi izinsiz kullanılamaz. Teknik ve fiyat bilgileri yazının kaleme alındığı tarihteki değerler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Yazının kaleme alındığı tarihten sonra yapılan değişikliklerden uruninceleme.com ya da yazar sorumlu tutulamaz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

No tags for this post.

Bu Konu İle İlgili Yazılar

Diğer Yazılardan Bazı Başlıklar

Bir Yorum Var »

  1. cok guzel bır yazı olmus.sızlere tesekkur ederım

Sen de yorumunla katkıda bulun

Yorumları takip etmek için geri bildirim olarak websitesine ekleyebilir. Ya da RSS ile takip etmek için tıkla

Yazın içerisinde kullanabileceğin HTML komutları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>