Anasayfa » PDA-Akıllı Telefon, İnceleme

Apple iPhone

Özgür Çetin 12 Kasım 2008 PDA-Akıllı Telefon, İnceleme Bir yorum var

Tüm dünyada artık fenomen haline gelen ve özel bir hayran kitlesine sahip efsane cihaz iPhone’u siz uruninceleme.com okurları için inceliyoruz. Piyasaya sürüldüğü 2007 yılından beri hakkında çok konuşulan, yazılan, çizilen, sadık bir kullanıcı kitlesine sahip olan Apple iPhone, devrimsel özellikleri şık bir tasarımla harmanlamayı başarmış bir telefon. Ürünün en önemli özelliği ise dokunmatik bir ekrana sahip olması. iPhone piyasaya sürülene kadar dokunmatik ekranlı telefonlar vardı (mesela LG Prada). Ancak hiçbiri dokunma özelliğini bu kadar iyi kullanamamıştı.

Telefon bana Turkcell’de çalışan arkadaşım Kayhan tarafından gönderildi. Ne yazık ki Apple Türkiye temsilcisi Bilkom’un test için iPhone gönderme gibi bir düşüncesi olmadı. İnternet üzerinden yayın yapan teknoloji sitelerinin çoğu ceplerinden para vererek bu telefonu satın aldı. Yapılan incelemeler de bu şekilde hazırlandı. Keşke firmalar bu konularda daha duyarlı olsa.

Neyse. Kayhan’a teşekkürlerimi iletiyorum ve Apple’ın Türkiye’deki en detaylı incelemelerinden biri olan yazımın devamını okumanızı tavsiye ediyorum:

KUTU İÇERİĞİ
•Apple iPhone telefon
•Şarj adaptörü

•USB Kablosu
•SIM kart açma apatarı

GENEL ÖZELLİKLERİ
•GSM 850 / 900 / 1800 / 1900 desteği
•3G özelliği
•320×480 piksel 3,5 inç dokunmatik LCD ekran
•8 ya da 16 GB dahili bellek

•2 Megapiksel kamera
•Push Mail ve MS Exchange desteği
•Kablosuz ağlara bağlanabilme
•Dahili GPS navigasyon özelliği
•3.5 mm kulaklık çıkışı
•iPod fonksiyonu
•WAP, GPRS, SMS özelliği
•Müzik ve videodosyalarını oynatabilme
•133 gram ağırlık
•KDV dahil 1300 YTL

TASARIM
Apple’ın en iddialı olduğu (ve benim de takdir ettiğim) konu tasarım. Gerek bilgisayarları gerekse ürettiği diğer cihazlar tam bir tasarım harikası oluyor. iPhone için de bu durum geçerli. Şık bir siyah gövde, yan yüzü çepe çevre saran gümüş şerit ve komple siyah arka yüz. Ön yüz parlak bir malzemeden üretilmişken arka yüz ise mat bir plastik kaplamaya sahip. Birinci nesil iPhone’da arka yüz gümüş renkli idi. İkinci nesil yani 3G özelliği bulunan iPhone’da ise siyah renk tercih edilmiş. İki cihazı birbirinden ayıran en önemli fark bu.

Ön yüzde düğme adına bir tek ana menüye dönüş için kullanılan tuş var. Yan yüzde bulunan ses açma kapama ve titreşime alma tuşu dışında bir de üst yüzde açma kapama düğmesi bulunuyor. Bunları dışında cihazda tuş ya da düğme yok.

Sade ama şık bir tasarım anlayışı hakim üründe. Kullanımı kolay ve rahatlıkla istediğiniz operasyonları yapabiliyorsunuz. Ayrıca dokunmatik kullanım başta biraz zor gibi görünse de zamanla alıştığınızda vazgeçemeyeceğiniz bir özellik haline geliyor (başıma geldi oradan biliyorum).

KULLANIM
Telefonu ilk açtığınızda aktivasyon yapmak gerekiyor. Daha doğrusu bendeki telefon yurtdışından gelen versiyon olduğu için böyle bir zorunluluğu vardı. Aktivasyon işlemi ise iTunes ile yapılıyor. Apple’ın ürünlerinde ne yazık ki iTunes ile kullanım zorunluluğu bulunuyor. Dosya transferi için mutlaka iTunes kullanmak gerekiyor. Elbette üçüncü parti yazılımlarla bu zorunluluk ortadan kalkıyor ama keşke uğraşmak zorunda kalmasak.

Telefonun menüsü Türkçe değil. Türkiye temsilcisi Bilkom’un ürün satma dışında da birşeyler yapması gerekiyor ama sanırım henüz böyle bir girişimleri bulunmuyor. iPhone için Türkçe yazılım üretenler var ancak bunun için Firmware’in kırılması gerekiyor ki bu da garanti dışı kalan bir telefon anlamına geliyor. Tercih sizin.

iPhone’un kullanımı yukarıdaki satırlarda da bahsettiğim gibi farklı bir deneyim. İlk günlerde biraz garip geliyor ekrana dokunarak kullanma. Ancak alıştıktan sonra çok hızlı ve kolay bir şekilde cihaza hakim olmaya başlıyorsunuz. Apple, telefon arayüzü konusunda çok güzel bir iş çıkarmış. Beğendiğimi söyleyebilirim.

Ürünün kutusundan kulaklık çıkıyor ve bütünleşik mikrofona da sahip. USB bağlantısı için gerekli kablo da kutusundan çıkıyor. Bu USB kablosu hem şarj hem de bilgisayar bağlantısı için kullanılıyor.

DEVASA DOKUNMATİK EKRAN
Bugüne kadar birçok cihazla ilgili abartılı reklamlarda ‘adeta bir bilgisayar, bilgisayarınızı bir kenara atacaksınız, bilgisayar yerine onu kullanacaksınız’ gibi ifadeler görmüşsünüzdür. iPhone ise bunu gerçekten başarıyor. Ekranı çok büyük olduğundan yatay kullanıma geçtiğinizde (hareket sensörü bulunuyor ve yan çevirdiğinizde menüler hariç bütün uygulama ve görüntüler de yana dönüyor) adeta bir bilgisayar kullanıyormuş gibi verimli çalışabiliyorsunuz. Özellikle ekranda yazı yazarken beliren Q klayve çok başarılı. Normalde SMS atmaktan nefret eden biri olarak çok pratik ve kolay bulduğumu söyleyebilirim. Klavyeye dokunduğunuzda seçilen harf büyük olarak gösteriliyor ve anında ekranda o harf yazıyor. Böylece yanlış basarsanız geri almanız daha kolay oluyor.

Dokunmatik ekranlı telefon furyasını ilk başlatan marka Apple değil aslında. Çok önceleri LG Prada modeli ile bu tarz bir denemede bulunmuştu. Ama Apple bu alandaki pazarlama gücünü de arkasına alarak çok popüler ve artık moda ikonu haline gelen bir telefon üretmeyi başardı. Dokunmatik ekranlı telefonlar o kadar popüler hale geldi ki sektörün diğer üreticileri de bu modaya ayak uydurmak zorunda kaldı: Motorola, BlackBerry, Samsung, Sony Ericsson ve hatta lider konumdaki Nokia bile dokunmatik telefon üretti ya da üreteceğini açıkladı. Anlaşılan önümüzdeki yıllarda dokunmatik ekranlı telefonların çağı hüküm sürecek.

FLASH DESTEĞI OLMAYAN TARAYICI: SAFARI
Telefonun ekranın yan da kullanılıyor olması özellikle Safari internet tarayıcısında çok işe yarıyor. 480 piksel genişliğinde ekran mini bir bilgisayar kullanıyormuş hissi veriyor. Ayrıca sayfalar arasında gezinmek ve internette dolaşmak gerçekten çok rahat. Ancak Safari’nin Flsah desteği yok ve Apple bu konuda pek de hevesli değil. Yani flash içeren sayfaları göremiyorsunuz ve bunun için alternatif bir çözüm de yok. Hatta Adobe’un ‘size Flash desteği verelim’ demesi bile Apple’ın umrunda olmadı. Yazıyı yazdığım tarihte Safari’nin böyle bir desteği bulunmuyordu.

BLUETOOTH İLE DOSYA TRANSFERİ YAPILAMIYOR
iPhone’un en çok eleştiri alan (ve benim de eleştirdiğim) yönü ise Bluetooth özelliğindeki sınırlama. Evet Bluetooth fonksiyonu bulunuyor ama sadece kulaklıklarla haberleşmek için. Dosya transferi için bu özelliği kullanamıyorsunuz. Yani bilgisayar ya da bir başka telefonla Bluetooth kullanarak iletişim yapmak mümkün değil. Bu ne amaçla alınmış bir karar bilemiyorum ama çok saçma ve garip olduğu ortada. Günümüzde en ucuz telefonların bile birçoğunda Bluetooth bulunmasına rağmen inanılmaz bir cihaz gibi sunulan iPhone da bu özelliğin sınırlandırılmış olmasını anlamak mümkün değil.

APP STORE
Telefonun belki de en güzel özelliği hemen hemen herşeyini zevkinize göre özelleştirebiliyor olmanız. Tabi bunun için kesenin ağzını açmak da gerekebiliyor. Çünkü telefonun standart özellikleri ile günlük kullanımın ötesine geçemiyorsunuz. Ancak özellikle App Store (Yazılım Dükkanı) isimli online yazılım sitesinden alacağınız ek yazılımlarla ürünü beklenti ve ihtiyaçlarınıza göre özelleştirmeniz mümkün. App Store’da yüzlerce yazılım mevcut ve bunların büyük bir çoğunluğu ücretli. Fiyatları çok pahalı olmasa da belli özelliklere erişmek için para ödemek gerekiyor.

Apple başarılı bir pazarlama taktiği ile App Store’daki yazılımları kontrol ediyor. Apple’ın onayı olmadan yazılım üretmek mümkün değil. iPhone’un yazılımını kullanıma açan Apple, yazılım üretmek ve bu yazılımları satmak için kendi onayını zorunlu kılıyor. Hatta geçtiğimiz günlerde Opera internet tarayıcısı iPhone için ‘tarayıcı üretelim’ dediğinde ‘gerek yok Safari var’ cevabını aldı.

MÜZİK DOSYALARI ZİL SESİ OLARAK ATANAMIYOR
iPhone’un bir diğer eleştirilen yönü de müzik dosyalarını zil sesi olarak atayamıyor olmanız. Apple’ın bunu melodi satmak için engellediği iddia ediliyor. Muhtemelen de haklı bunu iddia edenler. Belli yazılımlarla bu zil sesi sorununa çözüm bulunuyor ama resmi olarak böyle bir şey yapamıyorsunuz. Kötü ve saçma bir engelleme.

MULTİMEDYA
iPhone aynı zamanda bir iPod. Hatta ana menüde bulunan iPod simgesi de adeta bunu kanıtlıyor. Cihazı aynen bir iPod gibi kullanabiliyorsunuz. iPod arayüzü iPhone’da birebir olarak bulunuyor. iPod ile ne yapabiliyorsanız iPhone ile de bunu gerçekleştirmeniz mümkün.

Öte yandan devasa ekranda video izleme keyfi de bir başka. Özellikle yatay modda tam ekran izlediğiniz videoların çok başarılı olduğun söyleyebilirim. Ekran çözünürlüğünün yüksek olması video zevkinin artıran bir diğer faktör.

iPhone’un ana menüsünde YouTube logosu bulunuyor ve ülkemizden yasaklı bu siteye daha doğrusu Mobile YouTube’a buradan doğrudan erişebiliyorsunuz. Telekominikasyon Kurumu henüz Mobile YouTube’a el atmamış anlaşılan.

Genel olarak baktığımızda telefonun özellikle multimedya konusunda çok başarılı olduğunu söyleyebilirim. Geniş ekran, müzik ve video çalabilme özellikleri ile fazlasıyla başarılı bir telefon var karşımızda.

AKILLI TELEFON ÖZELLİKLERİ
Fabrika çıkışı iPhone’da akıllı telefon özellikleri yeterli değil. PDF açabilme gibi özellikleri bulunan ürün asıl marifetlerini sonradan yüklenen yazılımlarla gösteriyor. Bunlar arasında herhangi bir bilgisayara uzaktan erişmenizi sağlayan yazılımlardan ses kaydı yapabilen (normalde iPhone’un böyle bir özelliği bulunmuyor) programlara kadar yüzlerce farklı uygulama bulunuyor. Telefon Office yazılımlarını desteklemiyor. Yani Word, Excel gibi yazılımların dökümanları düzenleyemiyorsunuz.

Bir diğer önemli eksiklik ise akıllı telefonların çoğunda bulunan Copy-Paste fonksiyonu. Böyle bir telefonda olması gereken bu özellik ne yazık ki bulunmuyor.

Telefonun özelliklerini sonuna kadar kullanmak isteyenler için iPhone’un yeteneklerinin geliştirilebiliyor olması güzel. Ancak bu yeteneklerin bir kısmı ‘official’ değil. Yani resmi olarak bu tip güncellemeler yapamıyorsunuz. Fakat iPhone’un bazı sınırlandırılmış özelliklerinden sıkılanlar için ‘korsan’ olarak tabir edilen birçok uygulama bulunuyor. Bunları kullanıp kullanmamak size kalmış. Ancak birçoğu için Firmware yani iPhone yazılımının kırılmış olması gerekiyor. Böyle bir durumda telefonun garanti kapsamı dışında kalacağını da belirtelim.

Uzun lafın kısası Appel güzel bir telefon yapmış ama akıllı telefon özelliklerinin birçoğu fabrika çıkışında bulunmuyor. Sonradan eklenen özellikler ise birçok kullanıcı için yeterli değil. Bu da alternatif bir iPhone yazılım sektörü oluşturmuş.

Akıllı telefonlarda olduğu gibi iPhone da kablosuz ağlarala bağlanabiliyor. GPRS bağlantısının yeterli olmadığı durumlarda kablosuz ağ çok işe yarıyor. Tabi heryerde de kablosuz ağ yok ki bu da ayrı bir konu.

Öte yandan ikinci nesil iPhone’un 3G özelliği var. Yani yeni nesil cep telefonu şebekelerinde kullanılabilecek. Ancak ön yüzde kamera bulunmadığından görüntü görüşme özelliğini kullanmak mümkün değil. Her ne kadar henüz ülkemizde 3G şebekesi bulunmuyor olsa da böyle bir eksikliğin de olduğunu söylemeden geçmeyelim dedik.

Bu tip ürünlerde olduğu gibi iPhone’un da gelişmiş bir e-pota sistemi bulunuyor. Hatta menüsündeki Mail butonundan ulaşılan bölümde Gmail, Yahoo gibi servis sağlayıcıların e-posta hizmetlerine doğrudan ulaşmak mümkün.

KAMERA
Telefonda 2 Megapiksel çözünürlüklü bir kamera bulunuyor. Ancak kameranın herhangi bir ayarı yok. Beyaz Ayarı, Zoom, Poz Telafisi gibi artık birçok ileri seviye üründe bulunan özelliklerin hiçbiri bulunmuyor. Ayrıca video çekme özelliği de mevcut değil. Yani iPhone’un kamerasında büyük eksiklikler var.

Gerçi farklı yazılımlarla bu eksiklikler gideriliyor ama fotoğraf çekebilen bir kameranın neden video çekmediğini anlamak mümkün değil. Ayrıca neden ille de ek yazılım kurma zorunluluğu bulunuyor bu da anlaşılır bir şey değil.

Herşeye rağmen kameranın görüntü kalitesi fena değil. Vasatın üstüne çıkamıyor ama iş de görüyor. Kamera devasa ekranla entegre bir şekilde kullanılabiliyor. Bu da farklı bir deneyim imkanı sunuyor. Bu anlamda güzel bir tecrübe yaşıyorsunuz.

JAILBREAK KONUSU
Kendine göre kapalı bir sistemdeki yazılımla ilgili sınırlamaları kaldıran çözümlere genel olarak Jailbreak adı veriliyor. iPhone’daki sınırlamalardan sıkılan bir grup yazılımcı da bu tip Jailbreak çözümleri üretmiş. Alternatif Firmware olarak görülen bu çözümler resmi olarak satın alınan cihazın garanti kapsamı dışında kalmasına yol açıyor. Ancak normalde bulunmayan birçok özelliğin de aktif hale gelmesini sağlıyor.

İnternette farklı çözümler bulmak mümkün. Bu sayede iPhone’u daha verimli olarak da kullanabiliyorsunuz. Güzel bir hizmet ama yukarıda da bahsettiğim gibi garanti kapsamı dışında kalma riski var. Bu risk de kullanıcılara ait.

GPS NAVİGASYON
İkinci nesil iPhone’un en önemli özelliklerinden biri GPS navigasyon özelliğine sahip olması. Bütünleşik olarak bulunan bu özelliği kullanmak için mutlaka internet bağlantısı gerekiyor. Gerçi A-GPS (Assisted GPS !“ Yardımcı GPS) ile GSM şebekesi üzerinden tahmini konum belirleme özelliği de var ama bu tek başına yeterli olmadığından normal kullanım için internete ihtiyaç duyuyorsunuz. Bunun sebebi ise iPhone’un özel bir navigasyon yazılımı kullanmak yerine Google Maps’i tercih etmesinden kaynaklanıyor. Günümüzde Apple dışında bazı üreticiler de bu yöntemi kullanıyor.

Google Maps güzel çalışsa da bazı özellikleri ülkemizde kullanılamadığından tam verim alamıyorsunuz. Yine de konum gösterme, etraftaki önemli noktaları arama gibi fonksiyonlar çalışıyor.

PİL
iPhone, Apple’ın diğer cihazlarında olduğu gibi bütünleşik bir pile sahip. Pili göremiyorsunuz ya da değiştiremiyorsunuz. Ömrünü tamamladığı zaman servisin yolunu tutup yüklü bir miktar parayı gözden çıkarmanız gerekecek. Ülkemizdeki Apple fiyatları düşünüldüğünde bunun pek az olmayacağını tahmin etmek güç değil.

Pil ömrü ortalama kullanımda 2 gün. Ancak sürekli kablosuz ağlara bağlanırsanız ya da film falan izelrseniz birkaç saatte pili bitirmek de mümkün. Pil ömrü biraz da kullanıma bağlı. Ama 2 günün yeterli olduğunu söylemem mümkün.

BELLEK
Telefonun iki farklı kapasite seçeneği bulunuyor: 8 ve 16 GB. Bize gönderilen versiyon 8 GB. Günlük kullanım için 8 GB bile fazlasıyla yeterli geliyor. Yine de bu yetmez diyenler için 16 GB seçeneği de mevcut. Bu da bana yetmez diyenler için ne yazık ki bir seçenek yok. Bellek kartı takma opsiyonu bulunmuyor. Böyle bir seçeneğin bulunması güzel olurdu ama ne yazık ki yok.

BİLGİSAYAR BAĞLANTISI !“ YAZILIM
Telefonun tüm bilgisayar bağlantısı USB üzerinden ve iTunes yardımı ile yapılıyor. Mail, kontak listesi gibi özellikler Outlook ile senkronizasyonlu bir şekilde yapılabiliyor. Bu anlamda iş gören ve başarılı bir telefon var. Ancak dosya transferi için de mutlaka iTunes kullanma zorunluluğu biraz can sıkıcı. Apple’ın hep yaptığı ve ısrarla üzerinde durduğu bir uygulama.

FİYAT
iPhone yurtdışında 200 dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor. Ancak bu fiyata AT&T ile yapılan 2 yıllık sözleşme ücreti dahil değil. Bu bakımdan ürünün ülkemizde fiyatın pahalı bulup yurtdışında ucuz olduğunu iddia edenler biraz yanılıyor.

iPhon’u Apple’ın Türkiye’de satılan diğer ürünlerine göre ‘ucuz’ bulduğumu belirteyim. Genelde Avro bazında satılan Apple ürünleri ABD fiyatlarının 2 katına yakın bir farka sahipler ülkemizde. Apple kullanıcılarının yıllardır yakındığı bu durum iPhone’a uygulanmadı. İyi de oldu. Cihazın fiyatı farklı operatör ve paketlere göre değişmekle birlikte 1200-1300 YTL civarından başlıyor.

Özelliklerine ve sunduklarına göre fiyatı makul olarak kabul edilebilir. Bugün alacağınız en ucuz akıllı telefon bile 800-900 YTL civarından başlıyor. Bu bakımdan iPhone’un fiyatını makul gördüğümü belirteyim. Ancak sadece ALO demek için, hava atmak için bu telefonu alıp kullanmayı da çok mantıklı bulmadığımı söylemek isterim. iPhone, özelliklerini sonuna kadar zorlayacak kullanıcılara hitap eden bir cihaz.

VİDEO İNCELEME

Get the Flash Player to see this content.

BEĞENDİĞİM ÖZELLİKLERİ
•Geniş ve devasa ekran
•Dokunmatik ekranla farklı kullanım deneyimi

•Gelişmiş multimedya özellikleri
•iPod olarak da kullanabilme

BEĞENMEDİĞİM ÖZELLİKLERİ
•Kameranın video çekim özelliği yok
•Copy-Paste yapamıyor
•Sınırlandırılmış Bluetooth özelliği

•Bellek yuvası yok
•Resmi olarak Türkçe menü desteği yok

SONUÇ - YORUM
Artıları kadar eksileriyle de dikkat çeken iPhone, Apple CEO’su Steve Jobs tarafından ‘5 yıl sonrasının telefonu’ denilerek tanıtılmıştı. Ancak 5 yıl sonrasının bu telefonunda günümüz telefonlarında bile bulunmayan eksiklikler var. Yine de getirdiği devrimsel kullanım deneyimi, sunduğu özellikler, devasa ekranı ve şık tasarım gibi önemli yenilikleri sektöre farklı bir ivme kazandırdığı da bir gerçek. Farklı markaların da iPhone’un bu başarısından esinlenerek dokunmatik telefon üretmeleri ya da üretmeye hazırlanmaları Apple’ın geldiği noktayı göstermeyi açısından önemli bir kanıt.

Uzun lafın kısası; iPhone seveni de nefret edeni de çok olan bir cihaz. Detaylı incelememiz ardından karar vermek ise size kalıyor.


Bu sayfalarda bulunan yazı ve fotoğrafların bütün hakları uruninceleme.com’a aittir. Kaynak gösterilse dahi izinsiz kullanılamaz. Teknik ve fiyat bilgileri yazının kaleme alındığı tarihteki değerler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Yazının hazırlandığı tarihten sonra yapılan değişikliklerden uruninceleme.com ya da yazar sorumlu tutulamaz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tags: apple, iphone, mobile, steve jobs, telefon, ürüninceleme

Bu Konu İle İlgili Yazılar

Diğer Yazılardan Bazı Başlıklar

Bir Yorum Var »

  1. Daha önce Türkiye’ye gelmeden de siz çok güzel bir tanıtım yapmıştınız zaten televizyonda. Ürünün Türkiye’de de satışa sunulmasından sonra bu yazı daha da işimize yarayacak. Teşekkür ederiz.

Sen de yorumunla katkıda bulun

Yorumları takip etmek için geri bildirim olarak websitesine ekleyebilir. Ya da RSS ile takip etmek için tıkla

Yazın içerisinde kullanabileceğin HTML komutları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>